merkeb ~ مركب
Almanca Sözlük - merkeb ~ مركب maddesi. Sayfa: 315 - Sira: 36

merkeb - مركب almanca anlamı, مركب - merkeb almanca osmanlıca ne demek. Osmanlıca-Almanca sözlükte مركب - merkeb kelimesi nasıl geçiyor. merkeb osmanlıca nasıl yazılır. merkeb nedir, merkeb ne demek arapca yazılışı.
Was bedeutet merkeb مركب auf Türkisch? Was bedeutet merkeb مركب ? merkeb مركب Bedeutung des osmanischen deutschen Wörterbuchs.
ماذا يعني merkeb مركب باللغة التركية؟ ماذا يعني ؟ merkeb مركب معنى القاموس الألماني العثماني.
merkeb مركب در ترکی به چه معناست؟ merkeb مركب به چه معناست؟ merkeb مركب معنی فرهنگ لغت آلمانی عثمانی.
merkeb ~ مركب güncel sözlüklerde anlamı:
MERKEB ::: (Rekb. den) Binilen vâsıta. Binilen şey. * Eşek.
merkeb ::: (a. i. rükûb'dan. c. : merâkib) : 1) rükûbedilecek, binilecek şey, binek. 2) vapur. gemi, kayık gibi şeyler. 3) eşek. [dilimizde1 yalnız "eşek" mânâsına kullanılır]
mürekkebe ::: (a. s. rükûb'dan. c. : mürekkebât) : 1) terkîbedilmiş, iki veya daha çok şeylerin karışmasından meydana gelen, (bkz : halita). 2) kim. , fels. , gr. bileşik, fr. coınposé. Cehl-i mürekkeb : bilmediğini bile bilmemek suretiyle olan cahillik. Faiz-i mürekkeb. (bkz. : faiz). 3) yazı mürekkebi, fr. encre, (bkz. : Midas).
mürekkib ::: (a. s. rükûb'dan) : terkibeden, bir *bileşiği meydana getiren, fiz. *bileşen.
merkeb ::: binek.
mürekkeb ::: birkaç şeyden oluşturulan , yazı için kullanılan sıvı , iki veya daha çok şeyin karışmasından meydana gelen , bileşik , oluşan , bileşen , mürekkep , terkib edilmiş , birleşik , boya , (rükub , dan) terkib edilmiş , bir kaç maddeden yapılmış , yazı yazmaya mahsus boya terkibi , karışmış , muhtelit , bitecek yer , münbit , asıl , esas
merkeb ::: eşek
merkeb ::: binit
merkeb ::: eşek
mürekkeb ::: oluşan
mürekkeb ::: bileşen
mürekkeb ::: mürekkep
merkeb ::: (a. i. rükûb'dan. c. : merâkib) 1) rükûbedilecek, binilecek şey, binek. 2) vapur. gemi, kayık gibi şeyler. 3) eşek. [dilimizde1 yalnız
mürekkebe ::: (a. s. rükûb'dan. c. : mürekkebât) 1) terkîbedilmiş, iki veya daha çok şeylerin karışmasından meydana gelen, (bkz : halita). 2) kim. , fels. , gr. bileşik, fr. coınposé. Cehl-i mürekkeb : bilmediğini bile bilmemek suretiyle olan cahillik. Faiz-i mürekkeb. (bkz. : faiz). 3) yazı mürekkebi, fr. encre, (bkz. : Midas).
mürekkib ::: (a. s. rükûb'dan) terkibeden, bir *bileşiği meydana getiren, fiz. *bileşen.
MERKEB :::