sefer ~ سفر
Almanca Sözlük - sefer ~ سفر maddesi. Sayfa: 184 - Sira: 6

sefer - سفر almanca anlamı, سفر - sefer almanca osmanlıca ne demek. Osmanlıca-Almanca sözlükte سفر - sefer kelimesi nasıl geçiyor. sefer osmanlıca nasıl yazılır. sefer nedir, sefer ne demek arapca yazılışı.
Was bedeutet sefer سفر auf Türkisch? Was bedeutet sefer سفر ? sefer سفر Bedeutung des osmanischen deutschen Wörterbuchs.
ماذا يعني sefer سفر باللغة التركية؟ ماذا يعني ؟ sefer سفر معنى القاموس الألماني العثماني.
sefer سفر در ترکی به چه معناست؟ sefer سفر به چه معناست؟ sefer سفر معنی فرهنگ لغت آلمانی عثمانی.
sefer ~ سفر güncel sözlüklerde anlamı:
SEFER ::: (Safer) Arabi ayların ikincisinin ismi.
SEFER ::: Yolculuk. * Muharebe. Harb. Muharebeye hazır bulunma hali. * Def'a, kerre. * Fık: Muayyen bir mesafeye gitmek. (Bak: Mukim)
sefer ::: (a. i. c. : esfâr) : arabî aylarının ikincisi [yılbaşı Muharrem olmak îtibâ-riyle]
sefer ::: (a. i. c. : esfâr) : 1) yolculuk. 2) savaşa gitme. 3) savaş. 4) askerin savîaş hâlinde veya savaşa hazır bulunması hâli. 5) defa, kerre, kez.
sefer in'âmı ::: ask. tar. harb dolayısiyle Yeniçeri ocağı asker ve subaylarına verilen bahşiş.
sifr ::: (a. i. c. : esfâr) : 1) yazılı şey; kitap, cüz; mektup. 2) tevrâtın beş kitabından her biri.
SEFER ::: Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
... Sizden biriniz hasta yâhut seferde olursa, bu hâldeki oruçlarını sonra tutsun. (Bekara sûresi: 185)
Sizden birisi sefere çıktığında kardeşlerine vedâ etsin. Zîrâ Allahü teâlâ onların duâları sebebiyle o kimse için bereket ihsân eder. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs)
Seferde kavmin seyyidi (efendisi) onlara hizmet edendir. Hizmette önde olanın fazîletini, şehîdlik müstesnâ, kimse hiçbir şeyde bulamaz. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs)
2. Harbe gitme, savaş.
Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
Eğer (dâvet olundukları şey) yakın (ve dünyevî) bir menfaat, orta bir sefer olsaydı elbette senin arkana düşerlerdi. Lâkin o meşakkatli mesâfe (Tebük seferi) onlara uzak geldi. Bununla berâber "Eğer gücümüz yetseydi sizinle berâber sefere çıkardık" diye Allah'a yemin edeceklerdir. Bunlar (bu sûretle) kendilerini helâke sürüklerler. Allah biliyor ki, onlar hiç şüphesiz ve muhakkak yalancıdırlar. (Tevbe sûresi: 42)
Sefer :::
- Yolculuk
Örnek: Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden / Nice seneler geçti dönen yok seferinden. Y. K. Beyatlı - Genellikle ülke dışına yapılan askerî harekât, savaşa gitme, savaş.
- Kez, yol, defa
Örnek: Bu sefer ben söylüyorum, tekrar ediyorum. R. H. Karay
sefer ::: yolculuk , savaş , muharebe , kez
sefer ::: yolculuk
sefer ::: savaş
sefer ::: kez
sefer ::: (a. i. c. : esfâr) arabî aylarının ikincisi [yılbaşı Muharrem olmak îtibâ-riyle]
sifr ::: (a. i. c. : esfâr) 1) yazılı şey; kitap, cüz; mektup. 2) tevrâtın beş kitabından her biri.
sefer ::: defa, kere, kez, savaş, yol
SEFER :::