Çağdaş Sözlük

han ~ خوان

Almanca Sözlük - han ~ خوان maddesi. Sayfa: 144 - Sira: 8

han - خوان almanca anlamı, خوان - han almanca osmanlıca ne demek. Osmanlıca-Almanca sözlükte خوان - han kelimesi nasıl geçiyor. han osmanlıca nasıl yazılır. han nedir, han ne demek arapca yazılışı.

Was bedeutet han خوان auf Türkisch? Was bedeutet han خوان ? han خوان Bedeutung des osmanischen deutschen Wörterbuchs.

ماذا يعني han خوان باللغة التركية؟ ماذا يعني ؟ han خوان معنى القاموس الألماني العثماني.

han خوان در ترکی به چه معناست؟ han خوان به چه معناست؟ han خوان معنی فرهنگ لغت آلمانی عثمانی.

han ~ خوان güncel sözlüklerde anlamı:

HAN ::: f. Hükümdar. Eski Türklerde Hakan da denen devlet reisi.

HAN ::: f. Yolcuların misafir olduğu bina. Kervansaray. Otel. * Ticaret ehlinin sakin olduğu yer.

HAN ::: f. Yemek sofrası. Üstüne yemek konan tepsi. * Yemek, taam. * Ahçı dükkânı, lokanta.

HAN ::: f. Okuyan, okuyucu, çağıran manasına gelir. Meselâ: Duâ-hân $ : (Niyaz ve tazarrukârane bir tezellül ile) duâ okuyan.

huvvân ::: (a. s. hâin'in c.) : hâinler, hiyânet edenler.

han ::: eski zaman oteli.

hân ::: hükümdar.

han ::: "okuyan" mânâsında son ek.

hân ::: sofra.

Han :::


  1. Osmanlı padişahlarının adlarının sonuna getirilen unvan.

  2. Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan unvan.

  3. Yol üzerinde veya kasabalarda yolcuların konaklamalarına yarayan yapı
    Örnek: Bir handa, yorgun argın tatlı bir uykudaydık . F. N. Çamlıbel

  4. Büyükşehirlerde serbest mesleklerde çalışanların oda veya daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı
    Örnek: Ömer Abit hanında bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu. E. E. Talu

  5. (Mimarlık) Eskiden kent ve kasabalarda ya da önemli kavşak noktalarında, yolcuların hayvanları ile birlikte konakladıkları, içinde ahırları, yatacak odaları bulunan yapı. Ay. bk. kervansaray.

hân ::: okuyan , sofra , hükümdar

hân ::: ‬okuyan

hân ::: ‬sofra

huvvân ::: (a. s. hâin'in c.) hâinler, hiyânet edenler.

han ::: karvansaray

HAN :::

f. Okuyan, okuyucu, çağıran manasına gelir. Meselâ: Duâ-hân $ : (Niyaz ve tazarrukârane bir tezellül ile) duâ okuyan

Diğer Osmanlıca Sözlüklerde: